KÖŞE YAZILARI
Samsunsporlular.com
Oğuz Bulgan
Meslek: Antrenör

Eğitim: Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği

Forza Samsun & Üniversiteli Samsunsporlular Derneği Kurucusu

Doğum Yeri: Samsun

Yaş:25

EL EMEĞİ PANKART

Emek verilen her şeyin bir hikayesi vardır. Emeğin olduğu yerde fedakarlıklar vardır.
Şüphesiz irrasyonel bir sevgidir tribüncülerinki.
Çünkü onlar maça gitmezler, onlar stadyuma giderler, tribüne girerler.
Maçı değil kolunu omzunda hissettiği arkadaşını izlerler.
Sahadakilerin görevi koşmaksa, iyi futbol oynamaksa tribüncülerin görevi bağırmaktır.



Şimdi gelelim tribüncülerin üstüne titrediği, bir tribünün olmazsa olmazı pankartlara.
Hani namus diyerek tabir edilen...
Hani uğruna kavgalar edilen...
Yakılan, yırtılan pankartların arka planını; hazırlanış aşamalarını konuşalım.

 

Yetmişli, seksenli ve doksanlı yıllarda yapılan pankartlar raşel veya ham beze kompresör baskıdır. Bir nevi dijitaldirler ve fazla bir hikayesi yoktur, pankartı tribüne asarken ağırlığı altında kambur kalmak dışında.
O yıllarda istisnalar da var tabii ki. Fırça, boya ve bez ile sevdasını kimi zaman üşürken kimi zaman terlerken yazanlar gibi.

 

Türkiye tribünlerinin el emeği pankartı bir tribün kültürü olarak kabul ettiği dönem çok uzak değil.
2010 yılından sonra sosyal medya hayatın her alanında olduğu gibi tribünde de kendine önemli bir pozisyon almasıyla bu kültürün yaygınlaşmasına yol açan en önemli etken oldu.
Asıl olarak el emeği pankartın kültür haline gelmesi nitelikli taraftarın bağlı olduğu renkler için zaman ayırması, emek vermesi, uğraşması ve diğer takım tribünlerinden daha özgün ve iyi bir şekilde temsil etmesi çabasıyla doğdu.

 

Bunun yanı sıra dijital pankart hazırcılığa kaçmaktır ve tribünde sağlam bir ekibin olmadığının göstergesi niteliği taşımaktadır.

 

El emeği pankart nasıl yapılır, harfler, figürler nasıl boyanır? 

 

Bunun birçok yolu var fakat çizim yapabilen, fırçayla şekil verebilen, spreyle grafiti  boyayabilenler için pankart yapmak diğer alternatif tekniklere göre daha zahmetsiz ve maliyetsizdir. 
Bunu Samsun’da koreografilerin mimarı Engin Sever’den biliyoruz. Devasa pankartları, armaları tamamıyla bu işe olan beceri ve yetenekleriyle yaptı.

 

Şu anda tribünlerde en yaygın teknik olan ‘ozalit’ çıktı ile yapılan olduğunu biliyoruz. Ozalit çıktıyı copy center gibi fotokopi ve reklam-baskı yapan yerlerde bulabiliyoruz. Ürünün özelliği eni 90 cm’lik beyaz kağıtlara siyah beyaz istenilen şeklin verilebilmesidir.  Eni 90 cm’den büyük pankart yapılacaksa örneğin 3 metre ene sahip beze her biri 90 cm olan ozaliti orantısal olarak üç parça yani toplamda 270 cm almak gerekiyor.
Ozalit baskının metresi 2 ila 3 lira arasında değişiklik gösterebiliyor.

 

Bez seçiminde ise ithal astar, amerikan bez, saten ve ham bez en çok tercih edilenler arasında. Bu bezlerin enlerinin de birbirinden farkı olduğunun bilinmesi gerekir. Tabii ki buna bağlı olarak fiyatlarda da fark oluyor.
Bizim Forza Samsun olarak son zamanlarda tercih ettiğimiz 220 cm ene sahip olan beyaz renk ham bez. 

 

Bezin beyaz renk tercih nedeni ise ilk olarak ozalit baskının beyaz bezin altında net olarak gözükmesi. İkinci neden ise beyazın üstüne sürülen boyanın tek katta beyazı kapatmasıdır.

 

Bir diğer mesele ise bez, boyanıp kuruduktan sonra inceliyor ve kağıt gibi oluyor. Tribüne iple asıldığında ise rüzgarın savurup ağırlığın belli bir yerde toplanmasıyla bezin kenarı yırtılıyor. Pankartın sağlam ve uzun ömürlü olmasını istiyorsak boyamadan önce kenarlarına brandacılarda bulunan hasır alıp diktirmek ve bağlamak için delik açtırmak gerekiyor. 

 

Pankartın boyasında seçenek çok ama biz onda da su bazlı duvar ve dış cephe boyalarını öneriyoruz. Plastik boya olarak bilinen bu boyaların avantajı çabuk kuruması ve birbirine yapışmaması. Birçok renk tonunu içinde bulunduran kırmızı rengin boyasını her markada istediğimiz tonda elde etmek zor oluyor.

 

Boyanın kullanımında ise dikkat edilecek noktalar var. Boyayı olabildiğince su ile karıştırdıktan sonra inceltip beze o şekilde sürmek. Hem boya tasarrufu hem de bezdeki boyanın kırılıp dökülmemesi için boyayı inceltmek elzem.
20x2 kırmızı renk ağırlıklı pankarta 3 kilo boya tasarruflu kullanılırsa yeterli gelir.  
İki buçuk kilo plastik boyanın fiyatı ise 80 TL.

 

Fırçalar ise pankartın ebatına ve boyanacak harfin, şeklin, figürün ölçülerine, numaralarına göre tercih edilir. Arma ve figürlerin ince işçiliği fazla oluyor bu nedenle ressam fırçaları kolaylık sağlıyor.
Pankart boyanırken fırça izi kalmaması, boyanın taşmaması gerekiyor. Bunun için boyamaya harf veya figürün kestirme bölümünden başlayıp elimizi kaldırmadan özenle fırçadaki boya azalana, iz bırakana kadar sürdürmek lazım.

 

İşin teknik kısımları eksikleriyle, benim size aktarabildiğim kadarıyla böyle.
Pankart öncesi yapılan hazırlıklar, telaş, endişe, maddi anlamdaki sorunlar, pankart yerinin ayarlanması, emniyetin pankarta karışması vs. birçok sıkıntısı da var tabii. Bir de buna ek kötü niyetli insanların yorumları, emeği baltalama çabaları da var. 

 

En başında dediğim gibi irrasyonel bir durum bu. 
Herkes maça gidebilir, herkes Samsunspor’u sevebilir ama herkes hem Samsunsporlu hem de tribün emekçisi, tribüncü olamaz. 

 

Biz ozalit tekniğiyle el emeği pankartı Samsun’da Forza Samsun olarak 2016 yılında arkadaşlarımızla birlikte denedik. İyi ki de denedik. Samsunspor tribünü dijital pankartlardan kurtuldu tamamıyla. Umarız yanlış yorumlanmaz.

NOT: Bu yazının amacı daha önce pankart boyamayanlara süreci ve teknik ayrıntıları paylaşmaktır.

24 Nisan 2020
1554
0
YORUMLAR (0)
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır. İlk yorum yapan siz olun.
YORUM YAPIN
Yazara Ait Diğer Köşe Yazıları Tüm Köşe Yazıları